Çoban Yıldızı
Teoman’ın insanlık halleri albümündeki ikinci parça “Çoban Yıldızı”. Calogero’nun “Danser Encore” şarkısının müziği ile Teoman’ın sözleri ve buğulu, sakin sesinin mükemmel bir birleşimi. Yumuşaklığıyla içinizi acıtan, masumiyetiyle suçlayan bir şarkı. Dün sabah gördüm, bir de klip çekilmiş şarkıya Teoman’ın yönetmenliği ve senaristliğinde. Gencecik, çocuk denilecek yaşta bir erkeğin savaşta ölümünü konu ediniyor klip. Şarkıya uygun, çaresiz, ümitsiz, kabullenmiş fakat inceden inceye isyan eden, “keşke” diyen bir havası var.
Klip ve şarkının mükemmel uyumu ister istemez düşündürüyor savaşın ne olduğunu bilmeden savaşa giden gencecik yürekleri. Yaşamanın ne olduğunu anlayamadan ölüme yürüyenleri…
Kızabilir misiniz onlara “Şimdi ölmek istemem” dedikleri, veya Teoman’a, bunu dillendirdiği için?…
Ölüm bir son veya değil, bunu tartışmak değil amaç…
Savaş tartışılmalı. Savaşmaya mecbur olmak tartışılmalı. Başkaların çıkarları uğruna ölmenin onur vermesi için düşünceleri daha oturmamış gencecik beyinlerin esir alınması tartışılmalı.
Afrika ülkelerindeki özgürlük savaşlarına, bir parça kokain ve ellerinde birer kalaşnikof ile ölüm yağdırmaya gönderilen, ölen çocuklar tartışılmalı…
Ve tüm bunların hayatlarından başka riske atacak hiçbir şeye zaten sahip olmayan insanlar için “cesaret” olarak lanse edilmesi tartışılmalı…
Onlar hiçbir şey kazanmadan ölüyorlar. Kaybetmeyi öğrenmeden… Feda edecek hiçbir şeyleri yok, feda etmeyi bilmeden ölüyorlar.
Bir hiç için ölüyorlar, çünkü hedefler onlara ait değil…
Hangi petrol kuyusu binlerce çocuğun ölümüne değer?
Hangi şehir için ölmeli gencecik insanlar, “yüzme bilmeden, daha deniz görmeden, hiç güneşte yanmadan…”
Ölmeyi göze alamamış, göze almayı bilmeyen çocukları, anlamadıkları bir savaşa dahil ettiğinizde, siz katil, onlarsa maktul olmazlar mı?
Trafik kazalarında ölenlere üzülmeli, hastalıktan, açlıktan ölenlere üzülmeli, sadece öldükleri için… Ama savaşta gencecik insanların ellerinde silahlarla “ya öl ya öldür” emrine tabii olmaları kimse için anormal olmamalı. “Savaşlara bu kadar genç insanlar gönderilmemeli, onlar ölmemeli” diyen Teoman “Halkı savaştan, askerlikten soğutuyor!” diye etiketlenmeli.
Bunları düşündüğünüzde fikirler uğruna ölenler umurunuzda değilmiş gibi muamele görmeli, şehitlerimize hak ettikleri değeri vermiyormuş gibi anlaşılmalısınız.
Oysa gerçek şu:
Askerlerimiz de şehitlerimiz de ölümden korkmadıkları için değil, ölümü göze alabildikleri için değerliler… Savaşı sevmedikleri, asker olmayı kişisel nedenlerle değil, gerekliliklerden dolayı seçtikleri için bu kadar mukaddesler her biri… Korku olmadan cesaret olamayacağı için cesurlar onlar…
Savaşabilmek için zalim olmak gerekmez, zulmünse hiçbir yerde değeri olamaz…
Ben bu kadar genç yaştaki insanlar, çocuklar savaşlarda ölmesin diye ölebilirim. Savaşlarda, yaşamaya doyamamış, ölmeyi henüz istemeyen kişiler ölmesin diye hayatımı feda edebilirim.
Benim hayatım bu fikri kutsal kılamaz mı?
Evet, herkes soğusun savaştan… Herkes soğusun ki, kimse birbirini öldürmeyi tek çare olarak düşünemesin, sırf kolay olduğu için savaşları tercih edenlerden olmasın hiç kimse…
Artık olmasın…
Merhamet… Lütfen…
~CE_Sum~
