Aşk nedir

Aşk, yaşanan anlamsızlığı sonsuza taşıyabilme potansiyelini içinde hissetmektir.
Aşk, en önde giderken nereye gittiğini ve peşindekileri nereye sürüklediğini bilmemek ama bunu çok da takmamaktır.
Aşk, saatlerce susuz gezdikten sonra ağza alınan ilk damla sudur.
Ask, bazen özletmek ama çok da bekletmemektir.
Aşk, takıntıdır.
Aşk, yakamozlu dalga seslerine dalıp hafif esen meltemle beraber şarkı söylerken güneşin doğuşunun bu sahneye tat katmaktan zevk almasıdır.
Aşk, böyle ımmm klavyede parmakların kıpraşıp ahanda şu anda görmekte olduğunuz harflerin minikten oluşumu ve artışı sonucu kullanıcının yine ask topiğine saçmaladım diye bi gerinmesi, bi kalbinde mutluluk pıtırcığı oluşumu, bu pıtırcıkların kozalarını kırıp kelebenke dönüşümü, 1 haftalık ömründen umarsız sonsuza uçuşu ve bi köşede herkesten habersiz herkesi terk etmesidir.
Aşk, kakaolu sütün ağız etrafında bıraktığı süt pıtırcıklarının daha geniş olması için gösterilen çabadır. Bu çabanın başarıya ulaşması halinde ayna karşısına geçip kendine gülmektir.
Aşk, mutlu olmaya bahane aramak, bulmaktır.
Aşk, soğukta ağızdan çıkan buharın da gölgesinin olusunu komik bulup onunla garip şekiller oluşturmaya çalışıp eğlenmektir.
Aşk, yokken de orda hissetmektir.
Aşk, kış mevsiminde karpuza duyulan özlemdir.
Aşk, pipetle bişi içerken foşurdatıldığında yavaşlayarak yukarı çıkan baloncuktur.
Aşk, çotank diye fırlayan pop up penceredir.
Aşk, prize fiş takarken çıtırdayarak fışkıran elektroncuklar gibidir, potansiyeldir.
Aşk, çift çekirdekten tek çekirdeğe geçiştir.
Aşk, impossible is nothing dir.
Aşk, vazgeçmemekten vazgeçmemektir.
Aşk, siyah ayakkabıya bağlanan turuncu bağcıktır.
Aşk, extremely ordinary bi günü extremely extraordinary bi güne çevirebilicek bişidir.
Aşk, az da olsa korkarak salıncaktan atlamak üzere olan çocuğun öne doğru savrulurken hissettiği o garip sıcaklıktır.
Aşk, somatik sinir sistemiyle değil otonom sinir sistemiyle yönetildiğinden loop a girmiş java programı gibidir.
