June27

ankara büyükşehir belediyesi, 330 adet itfaiye eri kadrosunun 132′ sine mühendis, mimar, şehir plancısı, iktisat, sosyal çalışmacı ve işletme mezunlarını alacakmış. ankara büyükşehir belediyesi itfaiye daire başkanı “hala 15-20 yıl öncesinin klasik itfaiye anlayışı gibi düşünülüyor. oysa bizim yangın yerinde kimya mühendisi’ ne de, inşaat mühendisi ‘ne de ihtiyacımız var” demiş.
yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz
May28

Dünya çapında Türkiye olarak yaptığımız ve gurur duyabileceğimiz şeylerin sayısı çok azdır. Türkçe olimpiyatları da bu nadir cevherlerden biri. 7. Türkçe olimpiyatlarında dünyanın tam 115 ülkesinden gelen farklı din, dil, ırklara mensup öğrenciler Türkçe öğrenmişler. Hem de öyle böyle değil. Kimi türkü söylüyor, kimi şiir okuyor, kimi de kolbastı oynuyor! Dünyada sadece saçma sapan, bir işe yaramayan şeylerle değil de böyle güzel ve göğsümüzü kabartan organizasyonlarla ses getirebiliyormuşuz demek ki.
Türkçe Olimpiyatları
May27

“kıl oldum abi” yi dolamıştım dilime klibi gördüğüm zamandan itibaren. o zamanlar muz çorap diye bildiğim fosforlu renkli “mus çoraplı” kızlara kıl olmaya başladım ben de bilinçaltımın farkettirmeyen etkisiyle..
yazının devamı için: tarkan
May26

afyon ya da uzun ismiyle afyonkarahisar, bozkır özelliğinde anadolu’ nun iç kısımlarında bulunan kurak ve kayalık bir şehrimiz. jeotermal enerji kaynaklarıyla ünlü olan afyon, geçmişten süregelen ilginç mimarisini en iyi evlerinde gösteriyor. yapım tarihleri itibariyle coğunluğu 1900′ lü yılların başlarına ait olduğu bilinen evlerin en yeni olanı 1912 yılına ait. bunun sebebi ise 1902 yılında afyonda çıkan büyük yangın olarak görülmekte (yaklaşık olarak 1300 kadar evin yandığı tespit edilmiş)

yazının devamı için: afyon evleri
May20
boğaziçi’ nde sahile en yakın ve en yüksek olan tepedir Yûşa Tepesi. tepenin zirvesinde karadeniz ve boğaz’ ı aynı anda gören Yûşa Camii ve Yûşa as’ ın türbesi bulunmaktadır.

pek çoğumuzun belki de bilmediği önemli detaylara sahip aslında burası;
Yûşa as, Yusuf as neslinden olup, Hz Musa ile aynı zamanda yasamıştır. Hz Musa’ nın genç Yûşa ile “iki denizin birleştiği yere kadar” yaptıkları tarihi ve gizemli yolculukları ve burada Hızır as ile buluşmaları Kur’an-ı Kerim‘ de Kehf Suresi’ nin 60 – 65. ayetlerinde anlatılır.
yazının devamı için: Yûşa Tepesi
May17

ilk okuduğum kitabı ‘nun masalları’ oldu,
okumadığım kitapları ise;
Şair Nigâr Hanım (İnceleme; İletişim Yayınları, 1998)
Halide Edib Adıvar (İnceleme; Şule Yayınları, 1999)
okumadım çünkü edebiyatseverlere bıraktım sanırım o kitapları..
çok kafa yorarak anlamaya çalıştığım sayfaları oldu acaba neyden bahsediyor ki diyerek,
hiç çaba sarfetmeden sadece cümlelerin nefis ahenginde gezindiğim zamanlar oldu,
kah başım otobüs penceresine dayalı kah battaniyeme gömülmüş herkese küsmüş zamanlarımda okuduğum..
ben niye böyle güzel böyle ağdalı böyle çok anlamlı cümleler kuramıyorum Allah’ım diye ufacık da olsa isyanlara girmişim,
kıskanmış olmanın verdiği gözü dönmüşlükten olsa gerek..
‘la’ adıyla 2008 yılında bir kitabı daha çıktı lakin henüz okumadım, en kısa sürede okumuş olurum inşallah,
nazan bekiroğlu serisine tekrar başlamak göründü bana yine..
mor mürekkebiyle mavi lalesiyle cam ırmağı cam taş gemisiyle..